Kronik Stres Nedir? Vücudunuz Size Ne Anlatmaya Çalışıyor?

Kronik stres, bedenin uzun süreli baskı altında kaldığı hâllerde ortaya çıkan, zaman içinde “yeni bir standart” olarak benimsenebilen zararlı bir tepkidir. Stresin psikolojik tanımı, genellikle kişinin çevresiyle dengesi bozulduğunda içsel veya dışsal talepleri karşılayamama hissi şeklinde yapılır. Örneğin Lazarus ve Folkman’a göre stres, “organizmanın iyilik halini tehlikeye sokan, kişi-çevre arasındaki zorlayıcı etkileşim” olarak görülür. Benzer şekilde Selye’ye göre “stres, bedenin kendisine yönelik herhangi bir baskıya verdiği tepkidir”. Bu genel çerçeve içinde akut stres, kısa vadeli bir uyarana verilen normal ve hatta faydalı tepkilerdir; örneğin sınav öncesi yaşanan heyecan odaklanmayı artırır. Buna karşın kronik stres, tehlike veya baskı ortadan kalktıktan sonra da vücudun hâlâ “savaş modunda” kalmasıdır. Kronik stres, strese sebebiyet veren konunun çözülememesi halinde haftalarca, aylarca veya daha uzun sürelerle devam edebilir. Uzmanlar, birkaç haftayı aşan, semptomların kalıcılaştığı durumları artık kronik stres olarak değerlendirilir.

İçindekiler

  1. Stresin Psikolojik Tanımı
  2. Akut Stres mi, Kronik Stres mi?
  3. Kronik Stres Ne Kadar Sürer?
  4. Kronik Stresin Belirtileri Nelerdir?
  5. Kronik Stresin Nedenleri
  6. Kronik Stresin Sağlığa Etkileri
  7. Kronik Stresle Başa Çıkma Yolları
  8. Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?
  9. Sıkça Sorulan Sorular
  10. Kaynakça

Stresin Psikolojik Tanımı

Psikolojide stres, genellikle kişinin algıladığı talep ile bu talepleri karşılayacak kaynaklar arasındaki dengenin bozulması şeklinde tanımlanır. Stresör olarak adlandırılan dışsal veya içsel uyarılar, bu dengenin bozulmasına neden olur. Araştırmacılar, günlük yaşamın getirdiği talepler ile bireyin bunlara uyum çabalarının temel stres kaynakları olduğunu vurgulamışlardır. Yapılan çalışmalarda stres; bireyin kendisiyle çevresi arasındaki dengeyi bozarak, kişinin bu dengeyi yeniden sağlamak için ekstra çaba harcamasına yol açan bir unsur şeklinde ele alınır. Bu alanda öncü akademisyenler, stresin sadece olaylara değil, bu olayların kişide yarattığı algıya ve değerlendirilmeye bağlı olduğunu çok sık vurgular: Bir olayın stres haline gelmesi, kişinin bunu zorlayıcı ve kapasitesini aşan bir tehdit olarak görmesiyle ilgilidir.

Akut Stres mi, Kronik Stres mi?

Kronik stresle akut stres arasındaki fark süre ve etki bağlamında belirginleşir. Akut stres, tehlike anında hayatta kalma tepkisi olarak ortaya çıkan; kısa süreli, genellikle tek seferlik uyarıcılara bağlı bir tepkidir. Örneğin sınav veya sunum anında yaşanan gerginlik, performansı artıran akut stres tepkisinin örneğidir. Akut stres, vücudun homeostatik dengesini koruyan sağlıklı bir uyarı mekanizması olarak kabul edilir. Buna karşın kronik stres, stres yaratan durumun ortadan kalkmadığı; kişi uzun süre baskı altında kaldığında gelişen patologik bir haldir. Araştırmacıların vurguladığı üzere akut stres kısa sürelidir ve olumlu yönleri olabilir, kronik stres ise sürekli ve zararlı niteliktedir. Kronik stres hali, vücudun sürekli yüksek alarm durumunda kalmasına neden olur; vücut uzun süre kortizol ve adrenalin salgılamaya devam eder, bu da uzun vadede geri dönüşü olmayan biyolojik hasarlara yol açabilir.

Kronik Stres Ne Kadar Sürer?

Kronik stresin süresi, stresörün devam ettiği süreyle yakından ilişkilidir. Stres yaratan durum çözülmediği sürece vücut “savaş modunu” sürdürebilir. Klinik gözlemler genellikle birkaç haftayı aşan, tekrarlayan veya sürekli baskı altındaki durumları kronik stres kapsamına alır. Araştırmalara göre semptomlar birkaç haftadan uzun süre devam ediyorsa kronik stresten söz edilebilir. Kronik stres belirsiz bir sürede devam edebilir; tam çözüm için stresörün giderilmesi veya verilen tepkinin değiştirilmesi gerekir.

Kronik Stresin Belirtileri Nelerdir?

Kronik stres, semptomlarıyla uzun vadede bedeni ve zihni yıprattığı için “görünmez” bir tehdit gibidir. Sıklıkla yavaş yavaş sinsice ilerlediğinden, belirtileri fark etmek zorlaşabilir. Yine de stres belirtileri genellikle dört gruba ayrılır: fiziksel, duygusal/ bilişsel, davranışsal ve sosyal semptomlar.

  • Fiziksel Belirtiler: Beden Ne Söylüyor? Kronik stresin ilk yansımaları genellikle vücutta görülür. Uzun süreli gerilim kaslarda kronik ağrıya, sırt ve boyun tutulmasına yol açabilir. Sürekli stres altında olmak, baş ağrılarını ve migreni tetikleyebilir. Mide ve bağırsak sorunları (mide ekşimesi, gaz, ishal veya kabızlık gibi), kronik stresi sık takip eden belirtilerdendir. Uyku düzeni bozulur: Ya uykusuzluk ya da aşırı uyuma (ve gün boyu bitkin hissetme) görülür. Bazı kişilerde iştah değişiklikleri (aşırı yeme veya iştahsızlık) ortaya çıkar. Kronik stres, bağışıklık sistemini zayıflatarak sık sık hastalanmaya neden olur. Örneğin kronik stres altındaki kişilerde grip ve enfeksiyonlara yakalanma riski artar, yaralar daha geç iyileşir. Bütün bu işaretler, bedeninizin “yardım çığlığı” diyebileceğimiz uyarı sinyalleridir. Kronik stres, uzun süre uyarı halinde kalan vücudu yıpratır; baş ağrısı, kas gerginliği ve bağışıklık zayıflaması gibi fiziksel belirtilere yol açar.
  • Duygusal ve Zihinsel Belirtiler: Kronik stres, sabır eşiğini düşürür. Küçük olaylar aşırı öfke, endişe veya üzüntü tepkileriyle sonuçlanabilir. Kişide huzursuzluk, gerginlik, kaygı ve değersizlik hissi gelişebilir. Depresif ruh hali sık görülür; bir şeylerden keyif alamamak, umutsuzluk duygusu kronik stresin duygusal tarafıdır. Zihin bulanıklığı, konsantrasyon bozukluğu ve unutkanlık da yaygındır. Bu durumlarda kişi “boş bir kafayla” hareket ediyormuş gibi hisseder. Uzmanlar, kronik stresin her zaman anksiyete veya depresyonu da tetikleyebileceğine dikkat çeker: Kronik stresli bireylerde sıklıkla “ruh hali bozuklukları ve anksiyete bozuklukları” da görülür.
  • Davranışsal Değişiklikler: Uzun süreli stres, davranış biçimlerinde değişime yol açar. Kişi sosyal ortamlardan uzaklaşabilir, arkadaşlarla buluşmaktan kaçınabilir. İşe veya okula gitmek zorlaşır; performans düşer. Erteleme ve kaçınma davranışları artar; sorumluluklar ötelendikçe suçluluk duygusu ağır basar. Sigaraya veya alkole yönelmek, kısa süreli rahatlama hissi sunsa da tehlikeli kaçış yollarıdır. Yeme alışkanlıklarında belirgin değişiklikler (ya tamamen yemek yemeyi kesmek ya da tıka basa yeme) görülür. Kronik stres ayrıca uyku, beslenme ve egzersiz rutinini bozabilir. Hatta bazı kişilerde konuşma ve jestlerde yaşanabilen titreme, terleme, aşırı el yıkama gibi psikosomatik tepkiler görülebilir. Uzmanlar, bu davranış değişikliklerinin strese karşı baş etme stratejileri olduğunu belirtir.
  • Fark Etmeden Kronik Stres Yaşıyor Olabilirsiniz: Kronik stres, acıdan çok “sıradan bir hayat parçası” gibi algılanabilir. En kötü yanı insanın strese alışmasıdır; zamanla “stresin varlığı unutulur”. Bir kişi, kronik stresi ne zaman yaşadığını bazen yıllar sonra fark edebilir. Kısacası stres sizi çoktandır esir almış olabilir, farkında bile olmayabilirsiniz. Bu nedenle belirtiler çoğu zaman hafife alınır.

Kronik Stresin Nedenleri

Kronik stresin kökeninde birden fazla etken yer alır. Çoğunlukla kişiler, birden çok baskıyla eşzamanlı mücadele eder. İşte sık rastlanan başlıca tetikleyiciler:

  • İş ve Kariyer Baskısı: Uzun süreli ağır iş yükü, sürekli erteleyemeyeceğiniz teslim tarihleri ve rekabet ortamı kronik stresi tetikler. Mesleki kimliğinizle özdeşleşen rolünüzü kaybetme korkusu (işten çıkarılma, terfi alamama), gelecek kaygısını tırmandırır. Kazanç-gider dengesizliği de maddi belirsizlik yaratır. İşyerindeki duygusal şiddet veya mobbing, aşırı sorumluluk yüklenme gibi durumlar da kronik strese yol açabilir. Bu tür stres kaynakları, zamanla kişide tükenmişlik hissi yaratır ve yaşamı kaplayan bir baskıya dönüşür.
  • İlişki ve Aile Dinamikleri: Yakın çevrenizde sürekli bir çatışma, destek eksikliği veya yalnızlık hissetmek stresinizin temeli olabilir. Evlilikte ciddi iletişim sorunları, boşanma süreçleri, ebeveyn-çocuk ilişkisindeki problemler, yaşlı veya hasta aile bireylerine bakma yükü kronik stres üretir. Ayrıca sevilen birinin kaybı, ihanet veya aile içi şiddet gibi travmatik olaylar, kişinin içine düştüğü stres döngüsünü derinleştirebilir. Uzun süreli evlilikten çıkarılmış babalık sorunu ya da çözülmemiş çocukluk travmaları da kronik gerginlik yaratabilir.
  • Ekonomik Kaygılar: Geçim sıkıntısı, borçlar, işsizlik veya düşük gelir nedeniyle sürekli para kaygısı yaşamak bedenin uzun süre “tehlike” algılamasına neden olur. Enflasyon ve belirsiz ekonomik şartlar, geleceğe dair güven duygusunu aşındırır. Bu da kronik bir stres ortamı yaratır. Mali endişeler, zihni sürekli meşgul ederek kaygı düzeyini yükseltir, bu da hem uyku bozukluğu hem de psikolojik rahatsızlıklara kapı aralar.
  • Kimlik ve Anlam Arayışı: “Hayattaki amacım ne?”, “Kim olduğum?” gibi içsel sorular stres kaynağı olabilir. Özellikle genç yetişkinlerde kimlik bunalımları veya orta yaş krizleri, uzun süren bir şaşkınlık ve umutsuzluk dönemi yaratabilir. APA’nın belirttiği gibi, yaşamda güçlü bir amacının olması kronik stresten koruyucu etkide bulunur; tam tersine anlam ve yön eksikliği, kaygı ve depresyonu artırır. Uzun süreli kimlik krizleri, mutluluk algısını zedelediği için kronik bir içsel gerilim hali doğurur.

Kronik Stresin Sağlığa Etkileri

Kronik stres, zamanla neredeyse tüm beden sistemlerine zarar verir. Bu durum şöyle özetlenebilir:

  • Bağışıklık Sistemi Üzerindeki Etkisi: Kronik stres altında salgılanan yüksek düzeyde kortizol ve adrenalin, zamanla bağışıklık hücrelerinin işlevini düşürür. Bu nedenle kronik stresli bireyler soğuk algınlığı, gribal enfeksiyon, hatta kansere karşı daha savunmasız hale gelir. Aynı zamanda stres, vücudu düşük düzeyde sürekli inflamasyon hâline sokarak yaraların daha yavaş iyileşmesine neden olur.
  • Kalp ve Sindirim Sağlığı: Sürekli yüksek stres, kalp-damar sistemini direkt etkiler. Damarlarda sertleşme, yüksek tansiyon ve kalp ritm bozuklukları sık görülür. Uzun süreli anksiyete dönemleri kalp krizi riskini yükseltir. Kronik stres, hipertansiyon ve kalp hastalıkları ile direkt ilişkili görülmüştür. Sindirim sistemi de strese karşı çok duyarlıdır: Asit reflü, ülser ve irritabl bağırsak sendromu (IBS) kronik stresin tipik yansımasıdır. Stres hormonları sindirim kanalının hareketlerini bozabilir, bu da kabızlık ya da ishal gibi dengesizliklere yol açar.
  • Uyku Bozuklukları: Vücuttaki sürekli alarm hâli, kaliteli uyumayı zorlaştırır. Kronik stresli kişiler genellikle uyuyamama (insomnia), sık uyanmalar veya sabah yorgun uyanma gibi sorunlar yaşarlar. Uyku bozuklukları bir kısır döngü oluşturur: Uykusuzluk stres düzeyini yükseltir, artan stres yeniden uyku kalitesini düşürür. Zamanla bu durum hem zihinsel hem de bedensel sağlık üzerinde ciddi etkilere yol açar.
  • Kronik Stres ve Depresyon Bağlantısı: Kronik stres, sık sık depresyonla el ele gider. Uzun süre devam eden gerginlik hali, beyin kimyasını ve nörolojik işleyişi değiştirerek depresif belirtiler oluşturur. Uzmanlara göre kronik stres altında kişide anksiyete ve depresyon gelişme olasılığı yüksektir; bu hastalıklar, kronik stresli bireylerde sık rastlanan tanılar arasındadır. Dikkat eksikliği, karamsarlık ve genel yaşamdan zevk alamama hali, bu iki durumun birlikte ilerleyen belirtilerindendir.

Kronik Stresle Başa Çıkma Yolları

Kronik stresle başa çıkmak, öncelikle farkındalık ile başlar. Aşağıdaki kanıt temelli yöntemler yardımcı olabilir:

  • Stres Kaynaklarını Tanımlamak: Günlük bir stres günlüğü tutmak veya düzenli kendini sorgulama, en kronik stresörleri ortaya çıkarır. Örneğin iş arkadaşınız veya rutin bir trafik yolu gününüzü en çok ne zaman bozuyor, bunları belirleyin. Bazı stres faktörleri kolayca ortadan kalkabilir (örneğin, zaman yönetimi ile iş yoğunluğunu azaltmak), bazıları ise kabullenme eğitimini gerektirebilir. En azından etkenleri görmek, kontrol hissini artırır.
  • Bedensel Farkındalık Egzersizleri: Fiziksel gevşeme teknikleri stresi hızlı biçimde azaltır. Derin nefes alma (karın nefesi), meditasyon, yoga ve benzeri uygulamalar sinir sisteminin “gevşeme yanıtı”nı aktive eder. Örneğin her gün 10–20 dakika oturarak derin nefese odaklanmak veya yoga yapmak kalp hızını düşürür ve endorfin salgısını artırır. Düzenli yürüyüş, bisiklete binme gibi ritmik egzersizler de benzer biçimde vücuda rahatlama sinyalleri gönderir. Bu tür farkındalık egzersizleri hem anlık gerginliği dağıtır hem de uzun vadede stres toleransını artırır.Derin nefes almak, meditasyon ve yoga gibi bedensel farkındalık egzersizleri vücudun gevşeme yanıtını aktive ederek kronik stres seviyesini azaltır.
  • Günlük Rutinde Yapılabilecek Değişiklikler: Sağlıklı bir yaşam tarzı, kronik stresle mücadelede temel araçtır. Düzenli fiziksel aktivite yapmak hem endorfin salgısını artırır hem uykuyu düzenler. Yeterli uyku ve dengeli beslenme stresi azaltır; özellikle sebze-meyve ağırlıklı, şeker ve kafein azı diyetler beyni rahatlatır. Günlük yapılacaklar listesi ve gerçekçi zaman planlaması, kontrol duygusunu güçlendirir. Sosyal medya ve haber tüketimini sınırlandırmak, aşırı bilgi yükünü azaltır. Rahatlatıcı hobiler (müzik dinlemek, kitap okumak, bahçe işleri) stresi nötralize eder. Egzersiz, sağlıklı beslenme, gerçekçi hedef belirleme, uyku düzeni ve mindfulness (bilinçli farkındalık) çalışmaları kronik stres yönetiminde etkili yöntemlerdir.
  • Sosyal Destek ve Bağlantının Önemi: Güçlü bir destek ağı oluşturmak stresi hafifletir. Aile, arkadaş ve meslektaşlarınızla duygu paylaşmak rahatlatıcıdır. Kişisel deneyimlerinizi anlatarak anlayış bulmak, yalnız hissettiğiniz anlarda dayanma gücü verir. Araştırmalar, kaliteli sosyal ilişkilerin strese dayanıklılığı artırdığını gösterir. Aile içinde sorun varsa aile terapisi, yakın arkadaşlarla zaman paylaşmak veya destek gruplarına katılmak koruyucu olabilir. Destek duygusu, kronik stresi “tek başına taşımaktan” daha kolay kılar.Yakın çevreden destek almak, yalnız hissettiğinizde strese karşı dayanma gücünü artırır. Sevdiğiniz biriyle sarılmak ve duygularınızı paylaşmak rahatlatıcıdır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Hayatınızı sürdüren stres faktörleri yönetilemez hâle geldiğinde mutlaka uzman yardımı düşünülmelidir. Örneğin, uyku düzensizlikleri, işlevselliğinizin bozulması, kronik yorgunluk ve yoğun kaygı halinin aylarca sürmesi durumunda artık meslek profesyonellerinin devreye girmesi gerekir. Psikoterapide kronik stres genellikle bilişsel-davranışçı terapi (BDT) gibi yaklaşımlarla ele alınır. Bu terapi türünde, stresin tetikleyicisi olan düşünce kalıpları belirlenir ve değiştirilir. Ayrıca stresle baş etme becerileri (zaman yönetimi, gevşeme teknikleri vb.) öğretilir. Mindfulness temelli stres azaltma (MBSR) programları veya gevşeme egzersizleri de yaygın kullanılan yöntemlerdir. DBT (Diyalektik Davranış Terapisi) gibi terapiler, yoğun duygusal deneyimleri dengelemeyi hedefler. Bu terapilerde dikkatli yönlendirme ve destekleyici yöntemler stres tepkisini zayıflatmaya yardım eder.

Ağır bozukluklar için psikiyatri desteği de gerekebilir. Kronik stresin neden olduğu kaygı veya depresyon vakalarında psikiyatristler ilaç reçete edebilir. Ancak ilaç tedavisi, stres kaynakları çözülmeden geçici rahatlama sağlar; esas çözüm, kaynağı yönetmek veya stresle başa çıkma becerilerini geliştirmektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kronik stres kendiliğinden geçer mi?

Genellikle hayır. Stresin ortadan kalkması için ya stres kaynağının çözülmesi ya da kişinin bu duruma uyum becerilerinin geliştirilmesi gerekir. Uzmanlar, kronik stresin semptomlarını azaltmada erken müdahaleyi vurgular. Yani kronik stres varken çoğu zaman bilinçli adımlar atılmalı; zira yönetilmediğinde hem bedensel hem ruhsal sağlığı uzun vadede bozar.

Kronik stres fiziksel hastalığa yol açar mı?

Evet. Yukarıda özetlendiği gibi kronik stres yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, sindirim sorunları, bağışıklık zayıflığı gibi pek çok problemi tetikler. Özellikle geçirilen uzun süreli stres, bir süre sonra organlara zarar verecek düzeyde inflamasyona yol açar. Kronik streslilerde diyabet, romatizmal hastalıklar ve psikiyatrik bozukluklar daha sık görülür.

Stres ile anksiyete aynı şey midir?

Hayır. Stres, genellikle belirli bir duruma veya soruna karşı verilen tepki iken, anksiyete (kaygı) daha çok geleceğe yönelik belirsiz kaygı ve endişe hâlidir. Yine de uzun süreli stres anksiyeteyi tetikleyebilir. Örneğin sürekli iş kaygısı sonucu gelişen kronik stres, zamanla yaygın anksiyete bozukluğuna dönüşebilir. Dolayısıyla aralarında örtüşen belirtiler olsa da stres daha çok ortamdan kaynaklı geçici bir tepki iken, anksiyete sürekli ve içsel bir duygudur.

Kronik stres için ilaç kullanılır mı?

Kronik stres belirtileri, bir psikiyatrik bozukluk düzeyine ulaştıysa ilaç tedavisi gündeme gelebilir. Örneğin uzun süren uyku bozukluğu, anksiyete veya depresyon semptomu veren kronik stres vakalarında ilaçlar kullanılabilir. Psikiyatrist bu ilaçları genellikle birlikte yapılan psikoterapi ile kombine eder. Yani ilaç tedavisi, esas çözüme destekleyici olarak düşünülmelidir.

Fuat Can Çalışkan
Uzman Psikolojik Danışman
Kurum Müdürü

Kaynakça

Aktürk, E., & Demirbağ, O. (2022). Amirim beni hasta edebilir mi? İstismarcı yönetimin çalışanın sağlığı üzerindeki etkileri. Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 13(Kongre Özel Sayısı), 122–147. https://doi.org/10.36543/kauiibfd.2022.ozelsayi6

Chrousos, G. P. (2009). Stress and disorders of the stress system. Nature Reviews Endocrinology, 5(7), 374–381. https://doi.org/10.1038/nrendo.2009.106

Cohen, S., Janicki-Deverts, D., Doyle, W. J., Miller, G. E., Frank, E., Rabin, B. S., & Turner, R. B. (2012). Chronic stress, glucocorticoid receptor resistance, inflammation, and disease risk. Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America, 109(16), 5995–5999. https://doi.org/10.1073/pnas.1118355109

Dhabhar, F. S. (2014). Effects of stress on immune function: The good, the bad, and the beautiful. Immunologic Research, 58(2–3), 193–210. https://doi.org/10.1007/s12026-014-8517-0

Ergüney Okumuş, F. E. (2024). Stres yönetimi eğitiminin üniversite öğrencilerinin kaygı, stres ve öz etkinlik inançlarına etkisi: Kontrollü bir çalışma. AYNA Klinik Psikoloji Dergisi, 11(2), 292–315. https://doi.org/10.31682/ayna.1332606

Geylani, M. (2024). Stres ve stres yönetimi. Istanbul Kent University Journal of Health Sciences, 3(2), 28–34.

Goyal, M., Singh, S., Sibinga, E. M. S., Gould, N. F., Rowland-Seymour, A., Sharma, R., Berger, Z., Sleicher, D., Maron, D. D., Shihab, H. M., Ranasinghe, P. D., Linn, S., Saha, S., Bass, E. B., & Haythornthwaite, J. A. (2014). Meditation programs for psychological stress and well-being: A systematic review and meta-analysis. JAMA Internal Medicine, 174(3), 357–368. https://doi.org/10.1001/jamainternmed.2013.13018

Juster, R.-P., McEwen, B. S., & Lupien, S. J. (2010). Allostatic load biomarkers of chronic stress and impact on health and cognition. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 35(1), 2–16. https://doi.org/10.1016/j.neubiorev.2009.10.002

Khoury, B., Sharma, M., Rush, S. E., & Fournier, C. (2015). Mindfulness-based stress reduction for healthy individuals: A meta-analysis. Journal of Psychosomatic Research, 78(6), 519–528. https://doi.org/10.1016/j.jpsychores.2015.03.009

Kivimäki, M., & Steptoe, A. (2018). Effects of stress on the development and progression of cardiovascular disease. Nature Reviews Cardiology, 15(4), 215–229. https://doi.org/10.1038/nrcardio.2017.189

Konturek, P. C., Brzozowski, T., & Konturek, S. J. (2011). Stress and the gut: Pathophysiology, clinical consequences, diagnostic approach and treatment options. Journal of Physiology and Pharmacology, 62(6), 591–599.

Mariotti, A. (2015). The effects of chronic stress on health: New insights into the molecular mechanisms of brain–body communication. Future Science OA, 1(3), Article FSO23. https://doi.org/10.4155/fso.15.21

McEwen, B. S., & Morrison, J. H. (2013). The brain on stress: Vulnerability and plasticity of the prefrontal cortex over the life course. Neuron, 79(1), 16–29. https://doi.org/10.1016/j.neuron.2013.06.028

O’Connor, D. B., Thayer, J. F., & Vedhara, K. (2021). Stress and health: A review of psychobiological processes. Annual Review of Psychology, 72, 663–688. https://doi.org/10.1146/annurev-psych-062520-122331

Özkan, Y., Danışmaz-Sevin, M., & Avcı, Ü. E. (2021). Buzdolabında aranan mutluluk: COVID-19 küresel salgın sürecinde depresyon, anksiyete ve stresin duygusal yeme bozukluğuna etkisi. Toplum ve Sosyal Hizmet, COVID-19 Özel Sayı Cilt 1, 183–200. https://doi.org/10.33417/tsh.1004373

Rusch, H. L., Rosario, M., Levison, L. M., Olivera, A., Livingston, W. S., Wu, T., & Gill, J. M. (2019). The effect of mindfulness meditation on sleep quality: A systematic review and meta-analysis of randomized controlled trials. Annals of the New York Academy of Sciences, 1445(1), 5–16. https://doi.org/10.1111/nyas.13996

Sanada, K., Montero-Marin, J., Alda Díez, M., Salas-Valero, M., Pérez-Yus, M. C., Morillo, H., Demarzo, M. M. P., García-Toro, M., & García-Campayo, J. (2016). Effects of mindfulness-based interventions on salivary cortisol in healthy adults: A meta-analytical review. Frontiers in Physiology, 7, Article 471. https://doi.org/10.3389/fphys.2016.00471

Slavich, G. M., & Irwin, M. R. (2014). From stress to inflammation and major depressive disorder: A social signal transduction theory of depression. Psychological Bulletin, 140(3), 774–815. https://doi.org/10.1037/a0035302

Uchino, B. N. (2006). Social support and health: A review of physiological processes potentially underlying links to disease outcomes. Journal of Behavioral Medicine, 29(4), 377–387. https://doi.org/10.1007/s10865-006-9056-5

Yetim, E., & Demirdizen Çevik, D. (2019). Bir iş sağlığı konusu olarak öğretmenlerde iş stresi ve başa çıkma yolları: Alan araştırması. Journal of Awareness, 3(5), 637–652. https://doi.org/10.26809/joa.2018548676

Diğer yazılarımız da ilginizi çekebilir: Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) | Mindfulness Nedir? Anda Kalmanın Gücüyle Hayata Dokunmak | Panik Atak Nedir ve Belirtileri Nelerdir?